MEVLEVİLİK TARİKAT MIDIR, KÜLTÜR MÜDÜR? Nadir Karnıbüyükler Mevlevîlik, tarihsel ve dinî kökeni bakımından bir tasavvuf yoludur (tarikattır); fakat yüzyıllar içinde edebiyat, mûsikî, hat, mimari, sofra ve hizmet adabı, kıyafet ve Semâ gibi alanlarda çok güçlü bir kültür ve medeniyet mirası da meydana getirmiştir. Kısacası: Mevlevîlik yalnız kültür değildir; fakat yalnız tarikat teşkilatı kavramına da indirgenemez. […]
Makaleler
SEMÂ DİN MİDİR, KÜLTÜR MÜDÜR? Nadir Karnıbüyükler Semâ için yalnız dindir demek de, yalnız kültürdür demek de meseleyi eksik bırakır. Semânın kökü dindedir; özü irfandır; dili edeptir; tarih içinde aldığı biçim kültürdür. Fakat Semâ, kökünden koparıldığında yalnız kültürel bir gösteriye dönüşme tehlikesi taşır. Semâ, İslâm’dan ve Hz. Mevlânâ’nın kulluk anlayışından bağımsız doğmuş bir folklor değildir. […]
İSLAM TASAVVUFU Soru ve Cevaplar Prof. Dr. H. Kamil Yılmaz TASAVVUFUN GENELİYLE İLGİLİ SORULAR – Sağlam bir tasavvuf çizgisinde hangi özellikler bulunmalıdır? – Bu sorunun tasavvuf konusundaki belirsizlikleri gidermek amacıyla sorulduğu anlaşılmaktadır. Bugün tasavvuf konusunda sapla saman birbirine karıştığı, şeyhlerin sahtesi ile gerçeği yaygın bir biçimde her yanda bulunduğu için bunları birbirinden tefrik etmek […]
PERVANENİN AŞKI HEMEN HEMEN HER MUTASAVVIFIN DİVANINDA BİR SİMGE HALİNE GELEN, GİZEMLİ BÜTÜNLEŞMENİN EN GÜZEL ÖRNEĞİ PERVANENİN MUMA YANİ (ATEŞE) OLAN AŞKI OLMUŞ. PERVANE AŞK HASRETİ VE VUSLAT ŞEVKİ İLE ETRAFINDA DÖNERKEN, DÖNDÜKÇE ÇOŞKUSU ARTMIŞ, ATEŞE BİRAZ DAHA, BİRAZ DAHA.. YAKINLAŞMAK ARZUSU DUYMUŞ. DÖNDÜKÇE AŞK ÇEKİMİNDEN ÇEMBER DARALMIŞ. ÇEMBER DARALINCA MUMA (SEVGİLİYE) DOKUNMAK ARZUSU DUYMUŞ, […]
SEMA’DAN İÇERİ: NEFİS VE MERTEBELERİ Nefis, kişi, zat, öz ve can gibi manalara gelir. Nefis,insandaki kötülüğe meylin adıdır.: Manevi yolun en büyük tehlikesi, belası ve afetidir. Özellikle halveti tarikatına mensup olanlar, nefsin 7 mertebesini ayetlerden çıkarmış, her mertebeye isabet eden ve nefsin terbiye edilmesini sağlayan, nefsi belalardan kurtaran “esma”yı da manevi zevklerine göre tesbit etmişlerdir. […]
Prof. Dr. Süleyman Uludağ İşitme ve dinleme anlamına gelen semâ’, tasavvufta, güzel sesle okunan Kur’ân’ı ve dinî konularla ilgili şiirleri, dinleme anlamına gelir. İlk sûfîlerden itibaren güzel sesle Kur’an ve teması din olan şiirlerin okunmasına, bu tarzda okunan Kur’an-ı Kerim’i ve bu nitelikteki şiirleri dinlemeye, büyük önem verilmiştir. Burada güzel sesten maksat, kulağa hoş […]
Mustafa Küçükaşcı Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî Hazretleri’nin ölümsüz eseri Mesnevî-i Mânevî’nin ana mevzularından biri, insandaki beden-ruh, nefis-kalp çekişmesinin teşhis ve tedavisidir. Dünya mülkünde, beden hapishanesinde nefsin hâkimiyeti vardır. Bu hapishanede gurbette kalmış olan, aslı yücelere ait ruh, aklın da yardımıyla, nefsi alt etmelidir. Bu da nefsin terbiye edilmesi ile olabilir. Nefis terbiyesi şüphesiz tasavvufun en […]
Doç. Dr. Kadir Özköse Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Hadis kitaplarında Hz. Peygamber’in bizzat kendisinin¸ günde yetmiş veya yüz defa tevbe ve istiğfar ile meşgul bulunduğunu gösteren” rivayetler bulunduğu gibi¸ önce fakir sahâbilere özel olarak¸ daha sonra diğer sahâbilere ve bütün ümmete öğretip benimsettiği tesbîhat vardır.” Vird kelimesinin çoğulu olan evrâd; Allah’a yaklaşmak için belirli zamanlarda […]